
Tuzluğun ekürisi, her yemeğin olmazsa olmazı olan karabiber bizim mutfakta o kadar yerli ki sanki arka bahçede yetişiyor sanabilirsin. Ama bu siyah inciler aslında tropikal iklim aşığı. Anavatanı Hindistan’ın Malabar kıyıları. Yüzyıllar boyunca "Siyah Altın" diye anılmış, uğruna ticaret yolları değişmiş. Yani o pilavın üzerine serperken aslında bir tarihe dokunuyorsun.


Son yıllarda özellikle patates kızartmasıyla hayatımıza giren ve parmak yediren o sihirli baharat aslında tek bir bitki değil, bir karışım. Kökeni ABD, Louisiana. Fransız asıllı "Acadian" halkının mutfağından çıkma. İçinde soğan, sarımsak, paprika ve bolca acı var.

Fırından çıkan kurabiyelerin, kışın salebin ve bazen de et yemeklerinin gizli kahramanı. Gerçek tarçının ana vatanı Sri Lanka (Seylan). Ağaç kabuklarından elde edilen tarçın eskiden o kadar değerliymiş ki krallara hediye olarak götürülürmüş.


Limon yoksa sumak var! Rengiyle tabağı şenlendiren bu baharat aslında bir meyve kurusu. Çok uzağa gitmeyelim, sumak tam bir Akdeniz ve Orta Doğu bitkisi. Ülkemizde Güneydoğu Anadolu’da en hası yetişir. Listedeki en bizden baharatlardan biri.

Biz tadını biraz maydonoza benzetiyoruz ama damak zevkini bilemediğimiz için tahminini yorumlara alalım. Genelde ya aşık olursun ya da ondan kaçarsın. Kökeni Akdeniz havzası ve Güney Avrupa. Ama günümüzde Meksika ve Asya mutfağıyla özdeşleşmiş durumda.


Sarı rengiyle tavuğu baştan yaratan o efsane! Ama köri bitkisi diye bir şey (neredeyse) yok! Konsept Hindistan olsa da bu toz karışım aslında İngilizlerin Hint tatlarını taklit etmek için geliştirdiği bir formül. Yani bir nevi "Batılılaşmış Doğu" diyebiliriz.

Anavatanı Hindistan’ın batı kıyıları (Ghat Dağları) ama bugün en iyi üreticilerden biri Guatemala. Dünyanın safrandan sonra en pahalı baharatlarından biri. Saygıda kusur etmeyelim.


Mangalın yanında, domatesin üstünde, zeytinyağının içinde... Konulduğu her yemeğe ayrı bir lezzet katıyor. Kekik, Akdeniz bölgesinin öz evladıdır. Yunan mitolojisinde cesaret simgesiymiş, bizde ise lezzetin ta kendisi.