Güne nasıl başladığımız bile bağışıklığı etkiliyor. Uykusuz geçirilen geceler, aceleyle atlanan kahvaltılar ve gün boyu ihmal edilen su tüketimi, savunma sistemini yavaş yavaş zayıflatıyor. Özellikle sabah saatlerinde vücudu uyandıracak küçük bir rutin oluşturmak, bağışıklık açısından önemli bir destek sağlıyor.
Bağırsak sağlığı, güçlü bir bağışıklığın merkezinde yer alıyor. Çünkü bağışıklık hücrelerinin büyük bir kısmı bağırsaklarda bulunuyor. Liften zengin besinler, yoğurt, kefir ve ev yapımı fermente ürünler, bu dengeyi korumada önemli rol oynuyor. Dengeli bir bağırsak florası, vücudun dış etkenlere karşı daha dirençli olmasını sağlıyor.

Hareket de bağışıklığın önemli bir parçası. Saatlerce hareketsiz kalmak, vücudun savunma mekanizmalarını yavaşlatabiliyor. Gün içinde kısa yürüyüşler yapmak, merdiven kullanmak ya da basit esneme hareketleri bile bağışıklık hücrelerinin daha aktif çalışmasına katkı sağlıyor.

Bir diğer gözden kaçan nokta ise zihinsel yük. Sürekli kaygı ve stres hali, vücudu savunmadan çok 'hayatta kalma moduna' sokuyor. Bu da bağışıklığın geri planda kalmasına neden oluyor. Kendimize ayıracağımız kısa ama bilinçli molalar, beden kadar zihni de güçlendiriyor.
Bağışıklık sistemi, tek bir besinle ya da kısa süreli önlemlerle değil, süreklilikle güçleniyor. Küçük alışkanlıklar bir araya geldiğinde, vücut bunu güçlü bir kalkanla karşılıyor. Asıl mesele, bu alışkanlıkları devam ettirebilmekte.
Okuyucu Yorumları 0 yorum